"Ekim, 2016" kategorisi görüntüleniyor

Kökten Çözüm

Eki 27, 2016   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Şiirlerim  //  Yorum Yapılmadı

Zehirli otları yıllar yılı biçtik…
İyi biçtik;
Lakin yine uzadı…
Uzayacak, bitmedikçe suyun azadı…

Sömürü

Eki 27, 2016   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Şiirlerim  //  Yorum Yapılmadı

Kendini taşıyamaz olur ayaklar,
Başı taşırken…
Lakin baş bir an bile düşünmez ayakları,
Ayakların üstünde göbeğini kaşırken…

En Acı Ölüm

Eki 14, 2016   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Şiirlerim  //  Yorum Yapılmadı

Suriye’de, Halep’te kaldırdılar enkazı…
Altından kadınlar, çocuklar
Ve bir de insanlık çıktı…
İnsanlığın ruhuyla bedeninin arası hayli açıktı…

Özgüvenin Hayati Önemi Ve Onu Artıran Koşullar

Eki 6, 2016   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Makalelerim  //  Yorum Yapılmadı

Bireyin, toplumsal alanda gerçek anlamda bir varoluş sergileyebilmesi, sosyal çevresiyle uyumlu, düzenli ve sürdürülebilir ilişkiler kurabilmesi; siyasal, ekonomik, endüstriyel, ticari, kültürel, sanatsal, akademik ve teknolojik süreçlerde aktif bir özne olarak belirleyici rol oynayabilmesi yeterli bir özgüvene sahip olmasıyla mümkündür. Özgüveni yetersiz olan birey, toplumsal alanda edilgendir; ilişkilerinde uyumsuz, tutarsız ve istikrarsızdır; çeşitli süreçlerin işleyişinde belirleyici bir özne konumunda değil; tutum, eylem ve davranışları başkalarınca belirlenen, kumanda edilen bir nesne konumundadır.

Yeterli bir özgüvene sahip olmayan birey, bulunduğu toplumda edilgendir; çünkü başkalarına önemli ölçüde bağımlı durumdadır ve bu durumu onun toplum düzeyinde etkin bir varoluş ortaya koymasına olanak tanımaz.

Özgüveni yeterli olmayan birey, ilişkilerinde uyumsuz, tutarsız ve istikrarsızdır; çünkü yetersizlik ve güçsüzlük duygularının ezici baskısı altında olduğundan, başkaları karşısında aşağılık kompleksine kapılır; dolayısıyla onlara öfke duymaktan, kin ve nefret beslemekten çoğunlukla kendini alamaz.

Özgüveni yetersiz olan birey, çeşitli süreçlerin işleyişinde tutum, eylem ve davranışları başkalarınca belirlenen bir nesne konumundadır; çünkü kendisini aktive edip, belirleyici bir özne yapacak olan istidat, yetenek ve becerileri henüz gün yüzüne çıkmamıştır.

Özgüven, bireyin toplum düzeyinde etkinleşebilmesi, sosyal çevresiyle sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkiler kurabilmesi ve çeşitli süreçlerde belirleyici olabilmesinde hayati önemde olduğuna göre, onu artıran koşulları sorgulamak başlı başına bir gerekliliktir.

Özgüveni artıran başlıca koşullar nelerdir?

Artık tartışılmaz olup, herkes tarafından kabul edilen şu ki, çağımızın lokomotifi olan insan için en fonksiyonel ve en gerekli yakıt “bilgi”dir. “Bilgi çağı” olarak da adlandırılan içinde bulunduğumuz zaman diliminde bilgi; son derece etkili bir sorun çözme aracı, eşsiz ve alternatifsiz bir güç kaynağı ve ilerlemenin en temel dinamiğidir. Dolayısıyla, verimlilik derecesi yüksek, kaliteli eğitim ve yetiştirme süreçlerinden geçerek ideal düzeyde bir bilgi birikimine,  entelektüel yetkinlik ve donanıma ulaşmayı başarmış olan bireyler, bulundukları toplumun en güçlü ve en etkin lokomotifleridir. Kuşkusuz, bu durum onlara toplum düzeyinde yüksek bir prestij kazandırmakta, bu da doğal olarak onların özgüvenlerini önemli ölçüde artırmaktadır.

Gerçek şu ki, doğuştan gelen yetenek ve beceriler açısından bakıldığında, her birey bir ya da birden fazla alanda potansiyeldir. Asıl olan, bireydeki potansiyel yetenek ve becerileri açığa çıkarıp geliştirecek koşulları oluşturmaktır. Bilinmelidir ki, uygun yöntemler ve güvenilirliği birçok kez test edilip onaylanmış ölçme teknikleriyle potansiyel yetenek ve becerileri saptanıp, zaman içinde ideal düzeye çıkarılan birey, kendinde var olan potansiyelin farkına ve bilincine varmasının doğal sonucu olarak ciddi bir özgüven kazanmaktadır.

Bilinmelidir ki, güzel ahlak da özgüveni artıran başlıca koşullar arasındadır. Evrensel ve yerel ahlaki norm ve değerleri iyiden iyiye benimsemiş ve içselleştirmiş olup, bu norm ve değerleri sosyal ilişkilerindeki tutum, eylem ve davranışlarında daima somutlaştıran; dolayısıyla elinden, dilinden ve belinden emin olunan “erdemli” birey, toplum nezdinde her zaman değerli ve saygındır. Saygınlık ise, başlı başına bir özgüven kaynağıdır. Sözün özü şu ki, güzel ahlak saygınlığa, saygınlık da özgüvene kaynaklık eder.

Toparlayacak olursak, özgüven bireyin kendisi ve başkalarıyla ilişkilerinde ve her türlü faaliyetinde hayati önemdedir. Bireyin iyi düzeyde bir özgüvene sahip olmasının başlıca koşulları ise; yüksek bilgi birikimi, potansiyel yetenek ve güzel ahlaktır.

Selçuk AKYÜZ

(Van. Ekim 2016)

 

Gittiğinden Beri

Eki 1, 2016   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Şiirlerim  //  Yorum Yapılmadı
Çok oldu sen gideli…
Gittiğinden beri, her an biraz daha acıkıyorum…
Doydum artık, doydum; acıkmaya tokum! ! !
Yüreğinin sıcağına,
Gözlerinin sıcağına,
Dilinden, dudağından durmadan dökülen sözlerinin sıcağına acıkmaya tokum! ! !
Gittiğinden beri, buz dağına saplanıp kalmış bir okum! ..
 

Blogum Kategorileri

Popüler Şiirler

Facebook’da Ben!