"Kasım, 2016" kategorisi görüntüleniyor

Sana Sevdam

Kas 25, 2016   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Şiirlerim  //  Yorum Yapılmadı

Merak etme; kalbimde, hep kalbimdesin…
Sana sevdam, kalbimden uçup kaçmadı;
Çünkü henüz karda karanfiller açmadı;
Ölüler silahlanıp ölüm saçmadı
Ve yılanlar, çıyanlar kanatlanıp uçmadı…

Ölümsüz Ölüm

Kas 11, 2016   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Şiirlerim  //  Yorum Yapılmadı

Herşey ölüyor, Halık dünyayı yaptı yapalı.
Ölümün kapıları, yalnız ölüme kapalı…

İnsan Olmak

Kas 7, 2016   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Şiirlerim  //  Yorum Yapılmadı

Mazlum gözün sessiz sesini duymak
Ve o göze sesli mi sesli bir ses olmaktır insan olmak…

Bireyin Topluma Entegrasyonu

Kas 7, 2016   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Makalelerim  //  Yorum Yapılmadı

İlgili tüm gözlem ve deneyimler, hiçbir tartışmaya ve en küçük bir şüphe ve tereddüde mahal vermeyecek bir açıklık ve netlikle göstermektedir ki, birey, “fayda üretme ilkesi” temelinde işleyen iyi-olumlu nitelikteki birçok toplumsal sürece ve bu ilke temelinde yürütülen birçok toplumsal etkinlik ve çalışmaya, ancak ve ancak sosyalliği ölçüsünde katkı sunabilir ve bu süreç, etkinlik ve çalışmalardan yine sosyalliği ölçüsünde yararlanabilir. İçinde bulunduğu toplumda salt fiziksel bir varoluş gösterip, sosyal bir varoluş sergilemeyi başaramayan “soyut” bireyin, kendine ve topluma olan fayda ve katkısı oldukça sınırlı ölçüdedir.

Bireyin sosyalliğinin ölçüsünün, onun kendine ve topluma olan faydası ve katkısının ölçüsünü belirleyen öncelikli koşullar arasında bulunduğu kesinlik arz edip, tartışılamaz olduğuna göre, onu asosyalliğin uzağında tutup, topluma güçlü ve sarsılmaz biçimde entegre edecek başlıca koşulları ayrıntılı ve çok yönlü biçimde değerlendirmenin büyük önem taşıyıp, ihmal edilemez olduğu muhakkaktır.

Bireyi topluma güçlü bir biçimde entegre edip, gerçek anlamda sosyal bir varlık yapacak ve böylece onun kendine ve topluma olan faydası ve katkısının ideal ölçülerde olmasını sağlayacak birçok koşul bulunmakla birlikte, bu koşulların başlıcaları şunlardır:

           1. Toplumun anadilini iyi bilmek.

           2. Yeterli bir özgüvene sahip olmak.

           3. Dürüst ve güvenilir olmak.

           4. Toplumsal rollerini hakkıyla yerine getirmek.

           5. Görgü kurallarına riayet etmek.

Toplumun anadilini iyi bilmek: Bireyin, bulunduğu toplumun anadilini iyi derecede biliyor ve konuşuyor olması, onun topluma ideal ölçüde entegre olup gerçek anlamda sosyal bir varlık olarak toplumdaki yerini alabilmesinde birincil önemdedir. Toplumun anadilini oluşturan geleneksel ve güncel sözcük, kavram, terim ve deyimlerin anlamlarına çoğunlukla vakıf olan ve o dili gramerine uygun biçimde konuşup yazabilen birey, kendini topluma rahatlıkla anlatabilir ve toplumu rahatlıkla anlayabilir. Duygu ve düşüncelerini topluma aktarmada ve toplumun duygu ve düşüncelerini anlamada ciddi sorun teşkil edecek herhangi bir durumla karşılaşmaz. Dolayısıyla, zaman içinde topluma olan yakınlığı ve ilgisi artar.

Yeterli bir özgüvene sahip olmak: Sevgi ve şefkatten yoksun kalma, değer görmeme, beğenilmeme, güvenilmeme, görev ve sorumluluk verilmeme, dışlanma, aşağılanma, alay objesi yapılma vb. olumsuz çocukluk ve ergenlik deneyimleri başta olmak üzere, çeşitli nedenlere dayalı olarak özgüveni gelişmeyen ve yeterli bir özgüvene sahip olamayan birey, kendini sevemeyeceği gibi, başkalarını da sevemez; kendine saygı duyamayacağı gibi, başkalarına da yeterince saygı duyamaz. Özgüveni yetersiz birey, sürekli bir biçimde güçsüzlük, yetersizlik ve beceriksizlik duygularının amansız baskısı altında bulunduğundan, başkaları karşısında aşağılık kompleksine kapılmaktan kendini alamaz. Dolayısıyla, onlara karşı çoğu zaman öfkeyle, kin ve nefretle doludur. Hiç kuşku yok ki, bu durumdaki bireyin, toplumla uyumlu, samimi ve sürdürülebilir ilişkiler kurabilmesi ve topluma güçlü bir biçimde entegre olabilmesi olanaklı değildir. Kısacası, yeterli bir özgüven, bireyin topluma entegrasyonunda olmazsa olmaz önemdedir.

Dürüst ve güvenilir olmak: Tüm eylem ve davranışlarında toplumun ahlak anlayışını ve ahlaki hassasiyetlerini dikkate almayı ilke edinmiş olan, daima evrensel ve yerel ahlaki norm ve değerler temelinde düşünüp yaşama erdemini sergileyen dürüst ve güvenilir birey, doğal bir biçimde toplumun beğenisine, sevgisi ve saygısına mazhar olur. Buna paralel olarak, toplumun kapıları kendisine sonuna dek açılır. Böylesi bir durumda da bireyin topluma olan yakınlığı ve ilgisi artar. Sözün özü şu ki, dürüstlük ve güvenilirlik, bireyin topluma güçlü ve sarsılmaz biçimde entegre olabilmesinin öncelikli koşulları arasındadır.

Toplumsal rollerini hakkıyla yerine getirmek: Toplum düzeyindeki anahtar statüsünün ve diğer statülerinin gereği olan toplumsal rollerini, görev ve sorumluluklarını amacına uygun ve beklentileri karşılayacak biçimde, hakkıyla yerine getiren ve bu noktada istikrarından, azim ve kararlılığından kesinlikle ödün vermeyen verimli ve faydalı bireye, toplum daima yoğun vefa ve minnet duyar; yakın diyalog kanallarını hiç tereddüt etmeden, gönül rahatlığıyla kendisine açar. Haliyle, bireyin toplumla arasındaki mesafe zamanla daralır.

Görgü kurallarına riayet etmek: Tarihin akışı içerisinde toplumca önemli ve gerekli görülüp benimsenen ve toplum düzeyinde iyiden iyiye kurumsallaşmış olan görgü kuralları, (caydırıcı etkileri yazılı hukuk normları kadar olmasa da) bireylerin eylem ve davranışlarında önemli ölçüde belirleyicidir. Bu kurallara riayet etmemekte ısrarcı davranıp; söylemleri, eylemleri, yapıp etmeleriyle, başkalarının sosyal ortamlardaki haklarını çiğnemekten çoğu zaman çekince duymayan birey, devletin yargı organları tarafından herhangi bir cezaya çarptırılmasa da toplumun dışlama, kınama, yadırgama vb. cezai yaptırımlarına maruz kalmaktan kurtulamaz. Bu durumdaki bireye, toplumun kapılarının açıklığı olabildiğince sınırlı ölçüdedir. Dolayısıyla, onun topluma güçlü bir biçimde entegre olması imkansızdır.

 

Selçuk AKYÜZ                                                                                                                                                                                     

(Van. Kasım 2016)                 

Blogum Kategorileri

Popüler Şiirler

Facebook’da Ben!