"Ekim, 2017" kategorisi görüntüleniyor

Acil Talep

Eki 25, 2017   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Şiirlerim  //  Yorum Yapılmadı

Tuz getirin…
Bir mana elinden
Ya da bir ahlak, bir fazilet ilinden tuz bulup getirin bana çabucak!..
Burnum, buradaki tuza da uzak…

Neye Yarar?

Eki 21, 2017   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Şiirlerim  //  Yorum Yapılmadı

Yüksek ve kalın duvarlar var yüreklerle dillerin arasında,
Korkudan duvarlar…
Yüreklerdeki su, varmıyor dillere…
Dökülmüyor dillerden, zalimlerin ateşine!..
Söyle, nasıl sönsün zalimlerin ateşi?

Evet, yüreklerde çokça su var…
Var; ama neye yarar?

Bekletme Beni

Eki 19, 2017   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Şiirlerim  //  Yorum Yapılmadı

Bekletme gönlünün kapısında daha fazla,
N’olur, artık bekletme beni!..
Demleniyor durmadan,
Bekledikçe an be an demleniyor karanlığım!..
Aç gönlünün kapısını…
Durma!.. Bir an önce aç gönlünün kapısını!..
Ve al beni içeri!..
Al, al ki, açılsın karanlığımın demi!..

Yağmur Duası

Eki 17, 2017   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Şiirlerim  //  Yorum Yapılmadı

Ya Rab!.. Daha fazla,
Çok daha fazla yağsın,
Bardaktan boşanırcasına yağsın gözlerden merhamet!..
Yıkansın Ortadoğu.
Yıkansın Asya.
Yıkanıp arınsın, kırmızıya bulanıp kirlenen dünya!..

Demokrasi Bir Topluma Nasıl Yerleşir?

Eki 15, 2017   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Makalelerim  //  Yorum Yapılmadı

Hiçbir kuşku ve tereddüt yok ki, toplumların demokrasiyi kendi bünyelerine tam anlamıyla yerleştirebilmeleri, onu sosyal ve siyasal süreçlerdeki tutum, eylem ve davranışlarda sürekli bir biçimde somutlaştırmayı, bu da demokrasi kültürünü oluşturan norm ve değerleri iyiden iyiye benimseyip içselleştirmeyi, yani yeterli olgunlukta bir demokratik bilinç ve duyarlılığa sahip olmayı gerektirir. Olgun bir demokratik bilinç ve duyarlılıktan yoksun bir toplum; tutum, eylem ve davranışlarında demokrasiyi yeterince somutlaştıramaz. Dolayısıyla da onu kendi bünyesinde yerleşik hale getiremez.

Bilinen şu ki, geçmişten günümüze birçok dünya toplumu, demokrasi kültürünü oluşturan norm ve değerleri benimseyip içselleştirmeyi, yani yeterli olgunlukta bir demokratik bilinç ve duyarlılığa sahip olmayı başaramamış, dolayısıyla demokrasiyi yeterince somutlaştıramamıştır. Sonuç olarak da, demokrasiyi yerleştirme becerisini gösterememiştir. Çünkü, bu toplumlar, gerçek demokrasiye giden yolun adalet ve hakkaniyetten geçtiğini, ancak adil ve hakkaniyetli bir toplumun olgun bir demokratik bilinç ve duyarlılığa sahip olabileceğini, dolayısıyla ancak adil ve hakkaniyetli bir toplumun demokrasiyi somutlaştırıp yerleşik hale getirebileceğini kavrayamamışlardır.

Evet, ancak adil ve hakkaniyetli bir toplum olgun bir demokratik bilinç ve duyarlılığa sahip olabilir. Dolayısıyla, yalnızca adil ve hakkaniyetli bir toplum demokrasiyi somutlaştırıp yerleştirebilir. Çünkü, demokratik düşünüş ve yaşayışın özünü; yaşama hakkı, kişi dokunulmazlığı hakkı, özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı, mülkiyet hakkı, eğitim ve öğrenim hakkı, çalışma hakkı, sosyal güvenlik hakkı, tüketici hakkı, kamu hizmetlerine girme hakkı, toplantı hakkı, dilekçe hakkı, din ve vicdan özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü, girişimci özgürlüğü, yerleşme ve seyahat özgürlüğü vb. insan hak ve özgürlüklerine saygı oluşturur. Bu da herşeyden önce, adil ve hakkaniyetli olmayı, her ne suretle olursa olsun adalet ve hakkaniyetten ayrılmamayı, ödün vermemeyi gerektirir. Öyleyse asıl olan, bir toplumu adil ve hakkaniyetli kılan etkenleri akılcı biçimde sorgulamaktır.

Kesin olan şu ki, bir toplumu adil ve hakkaniyetli kılan, “vicdan”dır. Olgun bir vicdana sahip olmayan toplum,  adalet ve hakkaniyeti hiçbir biçimde benimseyemez ve hayata geçiremez. Çünkü böylesi bir toplum, “iyi” ile “kötü”yü birbirinden ayırt edip, tercihini “iyi” olandan yana kullanacak duygu ve düşünceden, basiret ve ferasetten, faziletten yoksundur. Vicdanları geliştirip ideal olgunluk düzeyine çıkaracak olan da niteliği tartışılamaz bir “insani-ahlaki” değerler eğitimidir.

Anlatmak istediğimiz özetle şu ki, demokrasiyi yerleştirmek, onu tutum ve davranışlarda sürekli bir biçimde somutlaştırmakla; demokrasiyi sürekli somutlaştırmak, yeterli olgunlukta bir demokratik bilinç ve duyarlılığa ulaşmakla; olgun bir demokratik bilinç ve duyarlılığa ulaşmak, adalet ve hakkaniyetle; adalet ve hakkaniyet, olgun vicdanla; olgun vicdan ise, nitelikli bir “insani-ahlaki” değerler eğitimiyle mümkündür. Yani; nitelikli bir “insani-ahlaki” değerler eğitiminden yoksun toplum, olgun vicdana sahip olamaz; olgun vicdana sahip olmayan toplum, adil ve hakkaniyetli olamaz; adil ve hakkaniyetli olmayan toplum, yeterli olgunlukta bir demokratik bilinç ve duyarlılığa ulaşamaz; olgun bir demokratik bilinç ve duyarlılığa ulaşamayan  toplum, demokrasiyi tutum ve davranışlarında sürekli bir biçimde somutlaştıramaz; demokrasiyi sürekli somutlaştıramayan toplum, onu kendi bünyesine yerleştiremez.

Selçuk AKYÜZ

(Van. Ekim 2017)

Yolcu

Eki 11, 2017   //   Yazar: Selçuk AKYÜZ   //   Şiirlerim  //  Yorum Yapılmadı

Yoldayım… Arkamda aşılmaz duvar,
Gözümde kalın mı kalın bir perde.
Tek bildiğim, yolumda bir çukur var;
Berzaha açılan, ama nerede?

Blogum Kategorileri

Popüler Şiirler

Facebook’da Ben!